KENDİNİ SEV PDF Yazdır e-Posta

Sevgili okurlarım, bu hafta çok sevdiğim terapist / yazar sevgili Louise Hay? den birkaç alıntı yaparak yazımı harmanladım. Umarım keyif alırsınız.

Sevgimle

 

Kendini sevmen için en önemli anahtar;

Kendini eleştirmekten vazgeç. Eğer kendimizi onaylarsak her ne olursa olsun hayatımızda kolaylıkla değişiklikler yapabiliriz. Kendimizi kötülersek büyük güçlüklerle karşılaşırız..Gücümüz hayat süreciyle birlikte akmak ve ona uyum sağlamaktır. Bazı insanlar genellikle aşırı sorumluluklar yüklenmiş ve kendilerini acımasızca yargılama alışkanlığı edinmişlerdir. Gerginlik ve endişe dolu ortamlarda yetişmişlerdir. Bir an için kendinizi azarladığınızda kullandığınız kelimeleri düşünün insanın farkında olmadan ne kadar acımasız olabildiğini görürsünüz. Kendimizi yeterince iyi hissetmediğimiz zaman bedenimizde hastalık yada acı yaratırız veya vücudumuza aşırı yemek, alkol, uyuşturucu, sigara vasıtasıyla kötü davranırız. Şunu bilmeliyiz ki kimse ve hiçbirşey kusursuz değildir. Herbirimiz bu dünyaya kendi eşsiz rolümüzü oynamaya geldik, kendimizi eleştirmek yerine yaratıcı farklılıklarımızı takdir etmeyi tercih edebiliriz.

 Kendini korkutmaktan vazgeç.

Hayattan hep en kötüyü beklemek tedirgin bir yaşam şeklidir. Korkutucu düşünceler olumsuz önermelerdir.

Bunun yerine koymak isteyebileceğin bir düşünceyle korkutucu düşüncenin yer değişmesini sağlamak yapıcıdır. Bu bir manzara olabilir, çiçekler, günbatımı veya sevdiğiniz herhangi birşey olabilir.

Bunu yapmayı alışkanlık haline getirirseniz olumlu düşüncelerin zamanla yerleştiğini ve korkularınızın kalmadığını göreceksiniz.

 

Kendine karşı anlayışlı ve nazik ol.

Oren Arnold ın bir esprisi vardır:"Sevgili Tanrım sabır için dua ediyorum ve onu hemen şimdi istiyorum"

Bütün cevapları, güzel şeyleri, trafiğin açılmasını, kuyrukların bitmesini hemen şimdi isteriz. Oysaki sabırsızlık öğrenmeye direnmektir. Zihniniz de bir bahçe olduğunu imgeleyin, başlangıçta bahçeniz bakımsız bir toprak parçasından ibarettir. İçinde nefret çalıları, umutsuzluk kayaları, kızgınlık, endişe taşları olabilir. Bunların budanmaya, imha edilmeye ihtiyaçları vardır. Bunları imha etmeye başladığınız da toprağınıza bolluk, coşku, sevgi adında ki tohumlardan ve fidanlardan ekebilirsiniz. Güneş ışınları onları beslemeye başlar, bahçeyi sular ve sevgi dolu ilginizi gösterirsiniz. İlk başta fazla birşey olmuyor gibi durabilir ama bahçenize özen göstermeye devam edip, sabırlı olursanız bahçeniz yeşerecek ve gelişecektir. Besleyeceğiniz düşünceleri seçip, sabırla onların gelişmesine izin verirseniz istediğiniz tecrübelerden oluşan bahçenizi yaratmaya katkıda bulunursunuz.

 

Zihnine anlayışlı davran.

Olumsuz düşüncelere sahip olduğumuz için kendimizden nefret etmeyelim. Düşüncelerimizle ilgili bakış açımız yıkıcı değil yapıcı olsun.

Kötü tecrübeler için kendinizi suçlamayın. Kendinize iyi davranmak demek, tüm suçlamalar, suçluluk duyguları, cezalandırma arzularınızdan ve acılardan arınmak demektir. Korku içinde, endişeli, gergin yada kızgınsanız enerji akışınızı engellersiniz. Bedeninizi ve zihninizi arındırmak ve gevşemek için günde sadece birkaç dakikaya gereksinim var. Derin nefesler alarak vücudunuzdaki her çesit gerginliği serbest bırakabilirsiniz. Nefesinizi verdiğiniz de kendinize ?Seni Seviyorum, Hersey yolunda ? deyin. Hergün meditasyon yapın, kendinizle ve içsel benliğinizle bağlantıyı koparmayın.

 

Kendini öv.

Eleştiri ruhumuzu yaralar, buna karşı övgü onu yüceltir. Hepimiz sonsuz zekanın ürünleriyiz. Eğer kendini yadsırsan, seni yaratan gücü de küçümsemiş olursun. Küçük şeylerle başla. Kendine ?harika? olduğunu söyle.. Farklı yada yeni öğrenmeye başladığın ve henüz uzmanlaşmadığın bir şey yaptığında kendine destek ol.

Hakettiğini veya etmediğini düşünmenden bağımsız olarak, kendine iyiyi kabul etmen için izin ver. Haketmediğimize inanmanın hayatımıza iyiyi kabul etme isteksizliğinden kaynaklandığını söylediğimde buna birçok kişi ilk tepki olarak karşı çıkıyor. O, bizim istediğimizi elde etmemizi engeller. Eğer iyi olanı haketmediğimizi düşünüyorsak, nasıl kendi hakkımızda olumlu birşey söyleyebiliriz.

 

Kendini sevmek, kendini desteklemek demektir.

Arkadaşlarına uzan ve sana yardım etmelerine izin ver. Birçok insan kendi kendine yetmeyi, yalnızca kendine güvenmeyi öğrendi. Egonuz izin vermediği için yardım isteyemiyorsunuz. Bir daha ki sefere herşeyi kendi kendinize yapmaya çalışmak ve bunu başaramadığınız için kendine kızmak yerine yardım istemeyi deneyin. Her zaman yardım edecek birileri vardır.

Olumsuz yönlerini sev.

Onların hepsi senin varlığının birer parçası ve biz hepimiz de Tanrının yaratımının bir parçasıyız. Bizi yaratan güç bizden hata yaptığımız için yada çocuklara bağırdığımız için nefret etmez. Bu güç yapabildiğimizin en iyisini yaptığımızı bilir ve tüm yaratımını sever, biz de kendimizi bu şekilde sevebiliriz.

Eğer sürekli "İşim den nefret ediyorum. Evim den nefret ediyorum. Hastalığım dan nefret ediyorum. Bu ilişkiden nefret ediyorum. Şundan bundan nefret ediyorum" derseniz hayatınıza çok az ?iyi ? girebilir.

Hangi olumsuz durum içinde kendinizi bulursanız bulun, bu durumda olmanın bir nedeni vardır. Aksi takdirde hayatınız da olmazdı bu durum. Her ne sorununuz olursa olsun, bilincinde olmalısınız ki onun oluşmasında, belirli konularla başa çıkabilmek adına kendi katkınız oldu. Bunu fark ettiğiniz de ihtiyaçlarınızı karşılamak için olumlu bir yol bulabiliriz. Olumsuz kalıplarımız her ne olursa olsun, onları olumlu yollarla karşılamayı öğrenebiliriz. Kendi kendinize: "Bu tecrübeden kazancım ne? Bana olumlu anlamda ne katıyor?" sorusunu sormanız çok önemli. Gerçekten içimize dönerek dürüstçe sorarsak cevabını buluruz. Mizah da güçlü bir araçtır. Gerginlik yaratan tecrübelerden geçerken rahatlamamızı ve hafiflememizi sağlar. Her zaman kendimizi fazla ciddiye almamalıyız ve gülmek şifa verir?

 

Bedenine iyi davran.

Onu, bir süre içinde yaşayacağın harika bir eve gibi düşün. Bedenini nasıl beslediğine dikkat et, yediklerin senin aynandır. Yemek , alkol ve diğer bağımlılıklar çok yaygın, çünkü bunlar en kolay kaçış yolları. Seni harika hissettirebilirler, ancak senin gerçeğinle ilgili büyük yanılsamalar yaratırlar. Bunlar çocukluğumuzda yerleşmiş olan ?ben yeterince iyi değilim? duygusundan kaçmak için kullanılır. Etkileri geçtiğinde ise öncesine oranla kendimizi çok daha kötü hissederiz. Üstüne birsürü de suçluluk duygusu eklenir. Duygularımızı güven içinde hissedebileceğimizi bilmeli ve onlara değer vermeliyiz.

Bedenlerimizi yiyecek ile doldurmak sevgimizi saklamanın bir başka yoludur. Yemek olmadan yaşayamayız, çünkü o yakıtımızdır ve yeni hücreler yaratmamıza olanak sağlar. Keyfini çıkardığın bir egzersiz bul, eğlendiğin bir egzersiz. onunla ilgili olumlu bir zihinsel tavır geliştir. Değişiklik yaratmak istiyorsak kendimizi affetmeli bedenimize kızgınlık ve kırgınlık yüklemek ten vazgeçmeliyiz.

Sonuç olarak yaşamda doğruyu yapana kadar, en iyiyi yapana kadar bekleyecek zamanınız yok. Bu her zaman sizi baltalayacaktır. Vakit ve insan kaybettirecektir. Hatta öyle bir zaman gelirki birde bakarsınız yaşınız ilerlemiş ve ardınızda kocaman bir pişmanlık listesi duruyor. İçinizde de kocaman bir boşluk? İnsanın kendinden ve karşındakinden hoşnut olmaması bir alışkanlık kalıbıdır. Eğer kendinizi şimdi sevmeye başlarsanız zihniniz hemen yeni sinir ağlarıyla bu bilgiyi işlemeye başlar, öğrenir, gelişir. Eğer şimdi kendinizi sever, hoşnut olabilir, onaylayabilirseniz hayatınız gerçek anlamına kavuşur?

 Ebru Feyizoğlu

 

Yorum ekle

yorum poliçesi


Güvenlik kodu
Yenile