Bilimsel Bilgiler
Kuantum Kuramı PDF Yazdır e-Posta

Madde hem dalga, hem de parçacık özelliği gösteren atom altı parçacıklardan oluşmuştur. E=mc2 formülü, bize madde ve enerjinin "eşdeğer" (birbirine dönüşebilen) olduğunu gösterirken, ışığın hem dalga, hem de parçacık gibi davrandığını gösterir. Diğer bilimciler tarafından desteklenen ve adeta kanunlaşan bu ikili davranış Heisenberg'in belirsizlik ilkesi ile birlikte netleşti. Heisenberg, herhangi bir anda, bir parçacığın hem hızının (momentum) hem de konumunun aynı anda belirlenemeyeceğini ortaya koydu ve bunu formülleştirdi. Buna göre, bir parçacığın hızını belirlemeye çalıştığınızda konumu; aksi durumunda da hızı, belli bir miktar belirsizleşiyordu. Belirlenemez bir evren fikrinin, evreni "belirlemeye" çalışan bilimcilere ters gelmesi pek de beklenmeyen bir sonuç değil. Fakat ilerleyen çalışmalar ve bunların sonuçlarının değerlendirilmesinin evrenin yapı taşlarının özelliklerinden kaynaklandığı ortaya çıktı. Artık "gözlemci" gözlenenden ayrı olarak kabul edilemeyecekti. Çünkü, gözlemcinin yaptığı seçim (yani neyi gözlemlemek veya ölçmek istediği) artık doğrudan gözlemin sonuçlarını belirliyordu. Daha net anlatmak gerekirse, gözlemci biziz, gözlenen ise yani gözlemin sonucu bizim zihnimizde kaydolan bilgilerdir.

Bilim adamları atom u bölme aşamasında sağdamı acaba dediklerinde sağda göründüğünü, soldamı dediklerinde solda göründüğünü yani karşıya yansıyan durumun tamamen bizim bakış açımız olduğunu saptamışlardır. Yani gözlemci yani biz olmadan gözlenen yani yaşananlar ortada yoklar. Dolayısıyla zihnimizde olanlar, yansıttıklarımız, yaşadıklarımızı oluşturuyor...